Anadolu da yetişen, nükteleriyle meşhûr evliyadır. Nasreddin Hoca’yla ilgili elimizdeki ilk yazılı belge olan Saltukname’de (1480) Sarı Saltuk’un Nasreddin Hoca için “Bu kişi için ermiştir, derler” sözü Hoca’mızın veliler arasında değerlendirildiğini göstermektedir. Bayburtlu Osman isimli bir müellif kaleme aldığı Kitâb-ı Mir’ât-ı Cihân (1581) adlı eserde “… Evliyaların esamesi budur ki zikrolundu.” dedikten sonra saydığı 784 velinin arasında Nasreddin Hoca’nın ismine de yer vermektedir. Evliya Çelebi de Hoca’yı veliler arasında zikredenlerdendir. Seyahatname’de Hoca’mız hakkında “fazîlet-i bâhire sahibi olup hâzır-cevâb keşfü kerâmet sahibi ulu sultan idi…” şeklinde bahsetmektedir. Tüm bu eserlerin yanında çeşitli letâif kitaplarında ve menakıbnamelerde Nasreddin Hoca’yla ilgili bilgilere ve Hoca’nın latifelerine yer verilmiştir.

Evliya Çelebi tarafından yazılan Seyahatname’de Nasreddin Hoca’nın hayatı hakkında şu bilgiler verilmektedir:

“Din ve dünya uleması, kaf-ı yakin simurgu Mevlana Hazret-i Şeyh Hoca Nasreddin: İlk çıkışları yine bu Akşehir'dendir. Gazi Hüdavendigar’a (1360-1389) yetişip Yıldırım Bayezid Han (1389-1403) zamanında gelişmiş engin erdem sahibi olup hazır-cevap, keşif ve keramet sahibi ulu sultan idi. Timur ile hem-meclis olmuştur. Timur sohbetlerinden hoşlanıp mübarek hatırları için bu Akşehir'i muaf tutup yağmalayıp yakıp yıkmamıştır. Bütün insanların dilinde Nasreddin Hoca öğütleri ve latifeleri atasözü gibi yaygındır.

Bunlardan biri; Bir gün Timur, Hoca ile hamama girip birer peştamal ile yıkanırken konuşma sırasında Timur, "Hoca! Şimdi bencileyin cihangir şanlı padişahın satılması gerekse beni niçeye (ne kadara) alırdın? der. Hoca, "Kırk akçeye ancak alırdım" der. Timur, "Be hey hoca! Benim futam (peştamalım) kırk akçe eder" der. Hoca, "Ya, ben de kırk akçeye futayı alırım, yoksa sen bir Moğol taifesinden bir yaralı topal herifsin, hille mankırıyla bir mankır etmezsin" der. Hazır-cevap olduğundan nursuz Timur hoşlanıp bol bol bağışlarda bulunur.

Bunun gibi nice yüz bin karışık, tatlı latifeleri vardır ki dillerde destandır. Yıldırım Han (8 Mart 1403) ölümünden sonra Çelebi Sultan Mehmed (1413-1421) zamanında vefat edip bu Akşehir dışında bir kubbe ve türbesi belli mahalde gömülüdür ve dört tarafı parmaklık ile çevrilmiştir.”

Evliya Çelebi’ye göre Nasreddin Hoca, Akşehir’de 1360 tarihinden sonra doğmuş, okuyarak din ve dünya uluması olmuş, geniş erdem sahibi, hazır-cevap, keşif ve keramet sahibi ulu sultan idi. Timur ile buluşmuş, muhabbet etmiş idi. Yıldırım Bayezid zamanında yaşamış, Çelebi Mehmet döneminde vefat etmiştir. Buna göre vefat tarihi 1413 ile 1421 tarihleri arasındadır. Evliya Çelebiye göre Nasreddin Hoca en fazla 61 yıl yaşamıştır.